İtirazım Var
Nakliyecinin yurtdışına çıkışta 900 litre vergisiz mazot alması, bu mazotun satılacağı sınır çıkışlarının artırılacak olması zafer mi yoksa kaynak transferi mi?

21 Temmuz 2017 Cuma 16:26
Özal döneminde, Kapıkule’de Bilnam tekeliyle satılan vergisiz mazottan bu yana gündemden düşmeyen bu uygulama, yeni bir düzeye çıktı. Artık yurtdışına çıkışlarda treylerlere 900 litre ÖTV’siz akaryakıt verileceği, dönüşlerde uygulanan 550 litre sınırının da korunacağı açıklandı.
Nakliyeciler en büyük gider kalemlerini oluşturan akaryakıt fiyatlarından haklı olarak şikayet ediyor. Gerek yurtiçinde gerekse diğer ülkelerdeki farklı uygulamalar da yakınmalara neden oluyor. Gümrüksüz yakıtın nerelerde kullanıldığı, ticaretinin yapılıp yapılmadığı ve yurt içinde kullanımı da yıllardır tartışılır.
Diğer ülkelerde uygulanan akaryakıt fiyatlarındaki farklılıklar da ülkelerin taşımacılık tercihlerini ve dış ticaretini etkiler durumlar sergilemiştir. Türkiye’ye girişte uygulanan kısıtlama ve kontroller bir yana, İran’dan ucuz akaryakıt alıp dönmek isteyene İran tarafının uyguladığı ek maliyetler çok can yakmıştır. Irak’a gidip kamyonunun altını neredeyse tümüyle tanka çevirip üstüne yerleştirdiği şişirilebilen depoları akaryakıt ile doldurup Türkiye’de satanlar ise haber olmaktan bile çıktı.
Bir ara Nahcivan bile Türkiye’nin önemli bir taşımacılık pazarı ve büyük bir akaryakıt borsası haline gelmişti. Pek çok şirket Nahcivan söz konusu olduğunda üste para vererek nakliye ihalesi aldı. Türkmenistan’dan İran’dan binlerce tanker Nahcivan’a akaryakıt taşır, tanker büyüklüğünde depolar yaptırmış olan kamyonlar ve treylerler de oradan yüksüz olarak dönerken bu akaryakıtları Türkiye’ye getirirdi. Hatta o kadar ki Akdeniz limanlarına yanaşan tanker gemilerden Nahcivan’a taşınmak üzere alınan akaryakıtlar da bunlara eklenince ortaya garip bir trafik çıkardı. Çözüldü elbette, götür getir yapmak yerine hiç götürmemeye başladılar. Bunun yerine akaryakıtı yurtiçinde boşaltıp yerine su doldurup götürüp onu da üstüne para da vererek Nahcivan derelerine boşalttılar. Sonunda bu işler de çözüldü.
Alışkanlığın ucu çok daha eskilere, 80’li yıllara gidiyor. Özellikle Almanya’ya gidip gelen araçların sürücüleri, karışmasın diye kalorifer için özel olarak renklendirilip Alman devleti tarafından halkın ucuza ısınmasını sağlamak adına sübvanse edilen fuel-oil’i yıllarca alıp kullandılar. Almanya bunu önlemek için çok uğraştı.
Doğu Bloku’nun dağılma sürecinde yaşanan otorite boşluğu da özellikle Bulgaristan ve Romanya’da ucuz akaryakıt ticaretini yıllarca cazip kıldı. Üstelik bu ticarette malın kaynağı bile çok karışıktı. Çıkarken satıp girerken alan, bir Türk satarken diğerinin satın alıcı olduğu durumlar çoktur.
Bunlar, bu alandaki dönemsel trendler. Asıl sıkıntı lojistiğin en önemli ayağını oluşturan taşımacılığın Türkiye’de halen daha hak ettiği değeri bulamamasıdır. Bunun başında, yapılan işin tanımı ve buna bağlı olarak çerçevesinin algılanamamış olması yatıyor. Karayoluyla uluslararası eşya taşımacılığı, sadece ve kolaycı bir yaklaşımla, Türkiye’nin dış ticaretine destek verme olarak ele alınamaz. İşin en başında yanlış olarak yerleşen anlayış halen daha sürüyor.
70’li yıllarda yurtdışına satacak doğru düzgün bir şeyi olmayan Türkiye’nin sebze ve meyvesini taşısın diye devlet eliyle kurulan/kurdurulan Frintaş ve Umumi Mağazalar ile başlayan anlayış yaşıyor. Sonraki yıllarda ikinci el araçlara ithalat izni, yüzde yüze varan yatırım teşvikleri gibi uygulamalarla nakliyeci sayısı artırılmış, pek çok firma aslında nakliyecinin müşterisi konumundayken cazip teşviklerle ticari araç yatırımına girişmiştir. Önceleri 10 olup sonra 5 yıla indirilen teşvikli araçların satılamama süresi de beraberinde halk deyişiyle; ‘el altından satışlar’ı getirmiştir. Devri yapılmamış çekici ve römorklar, kendi şoförlerine, satış kısıtlamasının bitişine göre taksitlendirilmiş sürelerle satılmıştır.
Son ÖTV’siz akaryakıt uygulamasını da bu tür uygulamalara eklenen bir yenisi daha diye görüyorum. Bu tür avantajlar hiçbir zaman nakliyecinin cebine kalmaz. Devlet bunu zaten ihracatçı için yapar ve yaptığını da söylerken, nakliyeci de görev almış memur gibi navlun indirimi yapar. Para memlekette kalsa tamam... Ha nakliyecinin cebinde ha ihracatçının cebinde kalmış... Fakat ihracatçı da aldığı bu indirimi sattığı malın fiyatına yansıtınca durum değişiyor. Orada ‘dur’ demek lazım. Peki durur mu? Duyar gibi oluyorum; ‘pazarda rekabet çetin, pazarı kaybetme riski var, vitrinlerdeki Türk mallarını yerini kaptırıyor’...
ÖTV bizim ülkemizin kaynağı fakat indirimden kalan para doğrudan doğruya Alman’ın, Fransız’ın, İngiliz’in cebine gidiyor. Benim itirazım indirime değil, buna...
İlker ALTUN
[email protected]
Kargohaber Dergisi (Sayı:222)
Hava kargoda Ortadoğu Etkisi Sert Oldu, Mart’ta Toplam Talep %4.8 Düşerken, Ortadoğu Bölgesinde Düşüş % 54.3 OlduOrta Doğu'daki savaş atmosferinin hava kargo pazarları üzerindeki negatif etkisi kendini Mart ayında gösterdi. Ortadoğu’ya ve Basra Körfezi’ne yönelik ticaret rotalarında hava kargo hareketi büyük oranda azaldı.30 Nisan 2026 Perşembe 19:23Havayolu
Bakır Beton Filosunu 20 Adet MAN ile GüçlendirdiBakır Beton, operasyonel verimliliğini artırmak amacıyla filosuna MAN TGX çekiciler ekledi.30 Nisan 2026 Perşembe 18:48Ticari Araçlar
Mercedes-Benz Türk’ten Sertel Grup Lojistik’e 153 Araçlık TeslimatActros ve Atego araçlardan oluşan yeni filo yatırımı, Sertel Grup Lojistik’in yurt içi ve uluslararası operasyon gücünü artıracak.30 Nisan 2026 Perşembe 16:58Ticari Araçlar
IFALPA 80. Konferansında 51 ülkeden 305 Pilot İstanbul’da Havacılığın Geleceğini KonuştuKüresel hava trafiğinin en yoğun kesişim noktalarından biri olan İstanbul’da gerçekleşen IFALPA buluşması Türkiye’nin havacılık ekosistemindeki konumunu da bir kez daha öne çıkarıyor.29 Nisan 2026 Çarşamba 13:56Havayolu
Küresel Havacılıkta Jet Yakıtında Arz Krizi Sektörü KaygılandırıyorJet yakıt fiyatlarındaki hızlı artışın yanı sıra Ortadoğu ve Körfez bölgesinde yaşanan gerginlikler ve savaş atmosferi Avrupa başta olmak üzere küresel havacılık sektörünü birçok yönden etkiledi ve etkilemeye devam ediyor.28 Nisan 2026 Salı 17:42Havayolu
Schmitz Cargobull Berger Fahrzeugtechnik’in Tamamını Satın Alıyor2024’ten bu yana yüzde 49 hissesine sahip olduğu Berger Fahrzeugtechnik’in kalan paylarını da devralma kararı alan Schmitz Cargobull, şirketin yüzde 100 sahibi olmaya hazırlanıyor. İşlem, rekabet otoritelerinin onayının ardından tamamlanacak.28 Nisan 2026 Salı 16:05Ticari Araçlar
İlk Çeyrekte Ağır Ticari Araç Pazarı Yüzde 12 GerilediTürkiye ağır ticari araç pazarı, 2026 yılının ilk çeyreğinde küresel ve bölgesel gelişmelerin etkisiyle daralma yaşasa da, uzun dönem ortalamalarına yakın seviyeleri yakalayarak sektörün dengeli yapısını koruduğunu ortaya koydu.27 Nisan 2026 Pazartesi 15:36Ticari Araçlar
Alp Özler Grup 23 Nisan’da Çocukların Hayal Gücünü Sahneye TaşıdıÇocukların çizimleriyle hazırlanan özel video ve sergi, çalışanların emeğini ve aile bağlarını etkileyici bir şekilde gözler önüne serdi.27 Nisan 2026 Pazartesi 14:46Lojistik
Clark opens western branch in Duisburg and pushes ahead with direct salesCustomer proximity as a strategic success factor27 Nisan 2026 Pazartesi 13:21World News
Renault Trucks D, Euro NCAP’te 4 Yıldız ve CitySafe Etiketi AldıDağıtım uygulamaları için geliştirilen Renault Trucks D, 2026 Euro NCAP değerlendirmesinde 4 yıldız aldı. Araç, şehir içi sürüş güvenliği ve savunmasız yol kullanıcılarının korunmasına yönelik performansıyla CitySafe sertifikasına da layık görüldü.27 Nisan 2026 Pazartesi 12:18Ticari Araçlar
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2026 Kargo Haber


















Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.