Eşber Horosan: “RO-RO Sahibi Olmak Sistem Sevdalısı Bir Lojistik Şirketi İçin Önemli”
Çok uluslu bir network’e sahip olan ve son olarak Transuniverse Belçika ile Batı Avrupa hattında güçlenen Ekol Lojistik, yatırım konusunda dinamik bir yapıya sahip.

18 Mart 2014 Salı 10:46
Avrupa dışında Kafkasya ve Orta Doğu pazarlarında da servis ağını genişletme hedefi bulunan Ekol, otomotiv ve sağlık sektörlerindeki büyüme oranlarına paralel olarak yatırım planlarını şekillendirmeyi hedefliyor.
Büyüme hızının ve karlılığın paralel tutulması hedefiyle bu yıl için yüzde 30 civarında bir büyüme planlayan Ekol’ün global şirket olma yolundaki adımlarını, intermodal faaliyetlerini, RO-RO alındaki gelişmeleri ve yeni hedef pazarları gibi pek çok konuyu Ekol Lojistik Intermodal Taşımacılık Yöneticisi Eşber Horosan ile görüştük.
Global bir şirket olmanın gerekleri nelerdir ve Ekol bunun ne kadarını yerine getirdi?
Global şirket olabilmenin en önemli gereklerinden biri ortak bir hizmet kültürü yaratabilmektir. Ekol Lojistik olarak biz bu kültürü hizmet verdiğimiz her noktada aynı kalite çerçevesinde gerçekleştirebiliyoruz. Aynı zamanda ulaşılabilirlik bir markanın global olma yolundaki önemli etkenlerden biridir. Markanın yaptığı yatırımların önemli bir kısmını yurt dışı yatırımları oluşturuyorsa bu da global olma yolunda olduğunun göstergesidir. Biz hem ulaşılabilirlik hem de yurt dışı yatırımları ve hedefleri bakımından bu kriterlere uyuyoruz. Yurt içi ve yurt dışında yaptığımız yatırımlarla zirveye doğru ilerliyoruz. Ancak hiçbir zaman bulunduğumuz konum bize yeterli gelmiyor. Müşterilerimize en yüksek kaliteyi verebilmek için hedeflerimiz çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çalışmalar neticesinde Avrupa’dan ziyaretimize gelen müşteri ve iş ortağı anlamında tüm misafirlerimizin, bizimle Avrupa’da ki yerimizi dile getiriyor olması hem gurur verici hem de doğru yolda olduğumuzun göstergesi.
Yurtdışı şirketlerinizin iş hacminize ve gerçekleştirdiğiniz ciroya katkısı ne oranda?
Avrupa’da lojistik denilince akla gelen ilk 5 marka arasında yer alma hedefi ile birlikte yatırımlarımızı hızlandırdık. Yaptığımız yeni yatırımlarla birlikte 2013 yılı sonunda salt Avrupa’dan 75 milyon Avro ciro hedefledik. Yeni yatırımlarımızdan Ukrayna’da 2014 yılı içinde mevcut depolama alanlarımıza ilave 25 bin m2’lik kapasite artışı planlıyoruz. Bunun yanı sıra Rusya pazarına açılarak 2014 yılı içerisinde Moskova’da 20 bin m2 depolama kapasitesine ulaşmayı hedefliyoruz. Son olarak Ekol İspanya’yı 14 Şubat Cuma günü resmen hizmete açtık. İlk iki yılda 2 milyon Avro yatırım yapmayı planladığımız Ekol İspanya’da üç yıl içinde 40 milyon Avro ciro ve yıllık 200 bin’den fazla taşıma yapmayı hedefliyoruz. Kasım 2013’de 1 milyon Avro yatırım ile Ekol Macaristan’ı faaliyete geçirdik. Böylece Ekol Lojistik olarak Almanya, Romanya, İtalya, Yunanistan, Ukrayna, Fransa ve Bosna ile birlikte Avrupa’nın 9 ülkesinde varlık göstermeye başladık.
Kullanılabilir demiryolu taşımacılığında yüzde 50 artış planlıyoruz
Almanya-İsveç arasındaki yeni blok tren hattı projeniz ne zaman gerçekleşecek? Ekol bu proje ile toplam demiryolu taşımacılığında ne kadarlık bir artış hedefliyor?
Ekol olarak 32 treyler/konteyner blok tren kapasitesini koruyarak haftalık blok tren seferlerini 21 ihracat, 21 ithalat olmak üzere toplamda 42’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Haftalık kapasiteyi bin 344 treyler/konteynere ulaştırmak istiyoruz. Köln (Almanya)-Malmö (İsveç), Köln (Almanya)-Göteborg (İsveç) blok tren hatlarını ekleyerek. Hal ve hazırda 3’üncü Parti tedarikçiden aldığımız dedike bir hacimle yapmakta olduğumuz İsveç taşımalarını yakın gelecekte Ekol Trenleri oluşturarak taşıyabilmeyi umuyoruz.
Global bir lojistik şirketi olma yolunda ve sonrasında intermodal ne kadar etkili bir seçenek oluşturuyor?
Global bir lojistik şirketi olma yolunda sürdürülebilir projelere imza atmanın gerekli olduğunu düşünüyoruz. Intermodal sürdürülebilir projeler kapsamında değerlendirilmelidir. Intermodal taşımacılık sistemi ile Avrupa ülkelerine ihraç edilen ve her bir gidiş-dönüş karayolu seferinde 7.000 km'ye ulaşan mesafelerin karayolu bölümünü 2.000 km'ye düşürdük. Her seferde araç başına bin 600 litre yakıt tasarrufu sağlarken, her ay 230 bin ağaç kurtarıyoruz. Gürültü kirliliğinin önlenmesi, enerji tasarrufu ve karbondioksit izinin azaltılması konusunda büyük ölçeklerde tasarruf yapılabiliyor. Her bir gidiş-dönüş seferinde yarı römork başına 5 bin kilometre daha az karayolu kat ediliyor. Böylelikle; her gidiş-dönüş seferinde 5 bin 520 kg CO², 25.86 kg Nox, 3.98 kg NMHC, 0.70 kg partikül tasarrufu sağlanıyor. Sürdürülebilirlik anlamında da rotanın büyük kısmını yanılma payları yıllık yüzde 1 seviyelerinde olan gemi ve tren seferleriyle gerçekleştirdiğimiz, hataya daha açık insana dayalı bir sistem kullanımını minimuma indirdiğimiz için intermodal çok etkili bir unsur haline geliyor. Çok uluslu şirketlerin taleplerine istinaden yanılma payı bu kadar düşük olan bir sistemde saatlik ihtiyaçları yönetme imkanı sunabiliyoruz ki bu da bizi uluslararası arenada göze çarpar hale getiriyor.
Market konteynere yöneliyor; Türk nakliyecisi buna uyum sağlamak zorunda
Intermodalda dünyada ve Türkiye’de neler yaşanıyor? Bu alandaki uygulamalar nereye doğru evriliyor?
Türkiye’deki lojistik şirketleri uluslararası nakliye hacmini ve sürekliliğini arttırma konusunda, deniz ve demiryolu olanaklarını diğer ulaştırma modlarına bağlayan intermodal çözümler tesis etme yönünde büyük bir potansiyele sahip. Ancak Türkiye’deki şirketler, rekabetçi karayolu taşıma sisteminin avantajlarından da yararlanan ve hızla sonuç veren intermodal taşımacılık çözümlerini geliştirmelidir. Uluslararası ulaştırmanın değişen koşulları, uluslararası faaliyette bulunan Türk karayolu nakliyecilerinin intermodal filolarını genişletmesi ve Türkiye ile bazı Avrupa limanları arasında yeni RO-RO hatları geliştirilmesi için yaratıcı çözümler benimsemelerine yol açtı. Intermodal Türkiye için önemli bir taşımacılık sistemidir ve bu alana yatırım yapmayan firmalar, gelecekte rekabet şanslarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Özellikle taşıma kabı olarak konteynere doğru yönelen market bu anlamda ciddi bir değişim yaşayacak ve Türk nakliyecisi de buna uyum sağlamak zorunda.
Kendi Ro-ro gemileri olan, temel pazarlarına yönelik düzenli hat işleten bir operatör olmanın intermodal uygulamalarınıza katkısı nedir?
Ekol Lojistik olarak taşımacılıkta, artık kara yolu alışkanlıklarımızdan kurtulup, dünyanın da gittiği yöne farklı modelleri birbirine entegre eden, kabını değiştirmeden taşımanın yapılabildiği intermodal taşımaya ve bunu da daha fazla konteyner kullanarak yapmaya daha fazla yönelmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Bunu da RO-RO aracılığıyla yapabiliyoruz. Alternatif taşımacılığın, geçici çözüm olarak değil, sürdürülebilir, güvenilir, yeşil taşımacılığa hizmet eden, karbon salınımının büyük ölçüde önüne geçildiği bir sistem olarak görülmesinin önemli olduğu görüşündeyiz. Sistemin, bu bağlamda kendini beslediğini ve başarılı olduğunu görüyoruz.
RO-RO sahibi olmak, sistem sevdalısı bir lojistik şirketi için elbetteki çok önemli bir enstrüman. Böylelikle kurulu sistemin en büyük dişlisinin kontrolü işi kapıdan kapıya yapan şirketin elinde oluyor ki bu; servis kalitesinde ve bunun sürdürülebilirliğinde ciddi artılar sağlıyor. RO-RO sahibi olmanın en önemli faydalarından biri de RO-RO hizmetini veren Alternative Taşımacılık A.Ş’nin bir yıl içinde geldiği seviyeye bakıldığında çok net görülebilir. Sadece 1 yıl önce Ekol Lojistik’in hizmet kalitesini artırmak için bir enstrüman olarak tasarlanan proje, bugün bu ihtiyaca verdiği mükemmel cevabın yanında Türkiye’nin uluslararası çıkarları doğrultusunda Türk ihracatçısı ve nakliyecisine verdiği destekle ciddi bir sorumluluğu üstlenip bunu da başarıyla yerine getirmiştir.
Bazı girişimlerin amacına ulaşmadığı intermodal uygulamalarında Ekol Lojistik, hangi doğrularla başarılı oldu?
Her yerde olduğu gibi burada da inandığımız işi yapmaya başlamış olmamız başarıyı getiren en önemli unsur. Biz intermodal sisteme bir deneme yapmak için başlamadık. Tek bir zihin olarak bu sistemin geleceği yönlendireceğine inandık ve geri dönmemek üzere başladık. Sektörün öncüsü olan Ekol Lojistik’in de bu anlamda öncü ve yönlendirici olması zaten beklenen bir neticeydi. Bu konuda içimizdeki bir ekibe de hakkını teslim etmek gerekiyor. Bu başarıyı yakalamak için sistemi hayata geçirmeden önce süreci tasarlayan Süreç Geliştirme ekiplerimizin başarılı simülasyonları da bugünleri görmemizde çok büyük etken.
Bir diğer etken de yeşile olan tutkumuz. Bedeli ne olursa olsun intermodal sistemi daha iyi bir dünya için tercih etmemiz, elbetteki Ekol’ün yıldızını uluslararası arenada daha parlattı ve öncelikli tercih edilen servis sağlayıcılar arasında bir adım öne geçirdi.
Alternatif taşımacılık geçici çözüm değil sürdürülebilirlik bir sistem olarak görülmeli
Intermodal uygulamalar, ekipman çeşitliliği açısından fazladan bir ihtiyaç yaratıyor mu? Eğer yaratıyorsa Ekol bu konuda ne durumda?
Ekol intermodal taşımada kullanılan römork ve konteyner açısından ciddi bir filo genişliğine sahip. Her geçen gün artıyor olmasının yanında bugün için 2 bin 300 treyler ve 400 konteyner ile hizmet vermeyi sürdürüyor. Elbetteki intermodal kullanım için birtakım gereklilikler var. Özellikle trene uygun ekipman, Türkiye’de bulunan araç filosu içerisinde çok büyük bir orana sahip değil. Bu sebeple trenin de dahil olduğu tam intermodal sistemi kullanabilmek için bu tipteki ekipman yatırımı yapmak gerekiyor.
Bulgaristan geçiş krizi gündemde olduğu sürece, geçmişte de görüldüğü gibi hep RO-RO alternatifi dile getirildi. RO-RO taşımacılığını, Ekol’ün RO-RO yatırımını, RO-RO - tren bağlantısını hem Ekol taşımaları hem de diğer taşımacılara yönelik seçenekler açısından değerlendirir misiniz?
Transit geçiş belgesi sorunu, sektör için yeni bir konu değil. Bilindiği gibi, Bulgaristan Avrupa Birliği'ne girmeden önce iki ülke arasında yapılan hacimlerin daha fazla geriye götürülmesini engelleyen anlaşma iptal edildi. Bu iptal ile Türkiye Avrupa'ya yaptığı transit taşımalar için ücret ödemeye başladı ve bu da Türk nakliyecisinin önüne çıkan ilk engel oldu. Türk nakliyecisi, Bulgaristan veya sınır üzerinden 250 ile 280 bin arasında transit geçiş yapıyor. Bulgaristan Türkiye'deki transitini sadece 5 bin araçla kullanıyor ve Avrupa'dan Türkiye'ye olan taşımalara başlamış durumda. Aslında, Türk nakliyecisi, taşımalar için sadece Bulgaristan'a veya Yunanistan'a bağlı değil. Türkiye'de uzun yıllardır İtalya ve Fransa üzerinden Avrupa'ya girişi sağlayan bir RO-RO taşımacılığı hizmeti de mevcut. Biz karayolu taşımacılığı kökenli ve bu işe çok fazla yatırım yapmış, Avrupa'nın en büyük filosuna sahip olan ülke olarak, maalesef RO-RO taşımacılığına zamanında gereken ilgiyi göstermedik. Sadece bu gibi yaşadığımız vize anlarında bir anda yığılmalar yaparak bu yöntemi kullanıp, sonra kriz çözüldüğünde onu büyük ölçüde terk ederek taşımalarımıza devam ettik. Şu anda Türkiye'den yapılan alternatif RO-RO taşımacılıyla ülkelerin yaşattığı vergi ve belge gibi problemlerin rahatlıkla aşılabileceğini düşünüyoruz. Bunun için en önemli etken Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın buna gereken ilgiyi ve desteği vermesidir. Nakliyecilere kolaylıklar ve imkanlar sağlayacak teşvikler sunmasıdır. Aynı zamanda da Türk nakliyecisi de bunun önlerinde bir çözüm olduğunu bilerek, bu taşımaya gereken desteği vermesinden geçiyor. Alternatif taşımacılığın, geçici çözüm olarak değil, sürdürülebilirlik, güvenilir, yeşil taşımacılığa hizmet eden, karbon salımının büyük ölçüde önüne geçtiği bir sistem olarak görülmesinin önemli olduğu görüşündeyiz.
18 Mart 2014
Mercedes-Benz Türk’ten Geleceğe YatırımMercedes-Benz Türk, Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda hayata geçirdiği yeni Finiş Binası yatırımıyla hem üretim kapasitesini artırıyor hem de elektrikli otobüs üretimine yönelik dönüşüm yolculuğunda önemli bir adım atıyor.26 Haziran 2026 Cuma 10:04Ticari Araçlar
Prometeon İnşaat Lastiklerinde Verimliliği ArtırıyorPrometeon’un inşaat segmentine yönelik geliştirdiği G02 PRO MULTIAXLE M1, zorlu yol ve saha koşullarında dayanıklılık, uzun lastik ömrü ve yakıt verimliliğini bir araya getirerek işletme maliyetlerinin optimize edilmesine katkı sağlıyor.25 Haziran 2026 Perşembe 13:26Yan Sanayi
Turkish Cargo’dan Otomotiv Endüstrisine Özel Yeni Ürün: TK AUTOTurkish Cargo, otomotiv endüstrisinin zaman kritik yedek parça ve bitmiş araç taşımalarına özel geliştirdiği TK AUTO ürününü tanıtarak özel kargo taşımacılığındaki yetkinliğini otomotiv lojistiğine taşıdı.25 Haziran 2026 Perşembe 12:53Havayolu
Mercedes-Benz Kamyonlar Euro NCAP’ten Tam Not AldıMercedes-Benz Trucks, ileri güvenlik teknolojileriyle donatılan Actros 4x2 modeliyle Euro NCAP değerlendirmesinde 5 yıldız alarak ağır ticari araçlarda güvenlik standartlarını bir kez daha tescilledi.25 Haziran 2026 Perşembe 12:07Ticari Araçlar
Alp Özler Grup Hizmet Ağını Gümrük Müşavirliği ile GüçlendirdiAlp Özler Grup Şirketleri, bünyesine kattığı Alp Gümrük Müşavirliği ile lojistik, depolama, sigorta ve gümrükleme hizmetlerini tek çatı altında sunarak dış ticaret süreçlerinde entegre çözüm yapısını güçlendirdi.24 Haziran 2026 Çarşamba 16:46Lojistik
Citroen Berlingo’da Yerli Üretim Dönemi BaşlıyorCitroen Berlingo, yılın üçüncü çeyreğinden itibaren Tofaş Fabrikası’nda üretilmeye başlanacak. Model, “Made in Türkiye” etiketiyle tüketicilerle buluşacak.22 Haziran 2026 Pazartesi 10:21Ticari Araçlar
Mercedes-Benz Türk Bayi Ağında Yeni AdımMercedes-Benz Türk, yeniden yapılanma stratejisi kapsamında Koluman Tarsus’un yenilenen tesisini hizmete açtı. Yeni tesis, kamyon ve otobüs müşterilerine daha hızlı ve kapsamlı hizmet sunacak.18 Haziran 2026 Perşembe 11:59Ticari Araçlar
Maxion İnci Jant Hafiflik ve Sürdürülebilirliğe OdaklandıHafiflik ve verimlilik odaklı ürünlerini sergileyen Maxion İnci Jant Grubu, ticari araç sektöründeki dönüşüme katkı sağlamayı hedefliyor.18 Haziran 2026 Perşembe 10:18Yan Sanayi
DBH Group Çeşmeli Limanı’nı Lojistik Üssüne DönüştürecekUzun yıllardır atıl durumda bulunan Tekirdağ Çeşmeli Limanı, DBH Group’un gerçekleştireceği yatırımlarla Türkiye’nin yeni nesil lojistik merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor.17 Haziran 2026 Çarşamba 16:29Denizcilik
Tuvas Global Lojistik’ten 10 Scania Super YatırımıTuvas Global Lojistik, filosuna 9 adet Scania S560 ve 1 adet Scania S770 olmak üzere toplam 10 yeni nesil Scania Super çekici dahil etti.15 Haziran 2026 Pazartesi 15:19Ticari Araçlar
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2026 Kargo Haber
















Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.